İçeriğe geç

Prelinguistik beceriler nelerdir ?

Prelinguistik Beceriler Nelerdir?

Merhaba! Bugün sizlere, dilin temellerinden önce kazandığımız önemli becerilerden biri olan prelinguistik beceriler hakkında konuşmak istiyorum. Bu konu, çocukların dil öğrenme sürecine dair düşündüğümüzde aslında gözden kaçırmamamız gereken bir alan. Belki de hiç dikkat etmedik, ama biz çocukken, dil konuşmadan önce zaten başkalarıyla iletişim kurma yollarını öğreniyorduk. Hatta prelinguistik beceriler, aslında konuşmaya başlamadan önce bir çocuğun çevresiyle olan etkileşiminin temellerini atar. Bu yazıda, hem Türkiye’den hem de dünya genelinden örneklerle prelinguistik becerilerin ne olduğunu keşfedeceğiz.

Prelinguistik Beceriler Nelerdir? Tanım ve Temel Unsurlar

Prelinguistik beceriler, bir kişinin dil konuşmadan önce geliştirdiği iletişim yetenekleridir. Bu beceriler, dilin temeli olarak kabul edilebilir çünkü bir çocuk önce bu becerileri geliştirir, ardından dili öğrenmeye başlar. Prelinguistik beceriler arasında; göz teması kurma, ses çıkartma, taklit etme, jestler ve bedensel ifadelerle iletişim kurma gibi unsurlar yer alır. Yani, dilsel anlamda konuşma başlamadan önce insanlar bir şekilde çevreleriyle etkileşimde bulunur.

Bir örnek vermek gerekirse, bebeklerin ilk gülüşleri veya ellerini sallamaları aslında çevreleriyle iletişim kurma çabalarıdır. Bu gibi davranışlar, ileride daha karmaşık bir dilsel iletişimin temelini atar.

Prelinguistik Beceriler: Küresel Perspektiften

Prelinguistik beceriler, her kültürde benzer şekilde gelişse de, bazı kültürel farklar bu süreçte farklılık gösterebiliyor. Örneğin, Batı kültürlerinde çocuklar genellikle daha erken yaşta konuşmaya başlarlar. Çocuklar, ilk kelimelerini genellikle 1 yaş civarında söylemeye başlarlar ve ebeveynler bu süreci büyük bir heyecanla kutlarlar. Ancak, bu durum yalnızca dil becerilerinin gelişimiyle ilgili değil; aynı zamanda, çocukların çevreleriyle etkileşim şekilleri de bu süreçte farklılıklar yaratabilir. Batı kültürlerinde, çocukların daha bağımsız olmaları teşvik edilir ve bu durum onların dil becerilerinin erken gelişmesini destekleyebilir.

Amerika gibi yerlerde çocuklar, etraflarındaki büyüklerin sürekli konuşmalarına tanık olurlar. Aile üyeleri, çocuklarla sürekli diyalog halindedir, bu da onların prelinguistik becerilerini erken yaşta geliştirmelerine olanak tanır. Göz teması kurma, küçük sesler çıkarma, bebeklerin babıldama sesleri gibi küçük etkileşimler, çocukların sosyal becerilerinin ve dil gelişimlerinin temellerini atar.

Diğer taraftan, Japonya gibi bazı kültürlerde ise çocuklar, çok fazla konuşmadan önce gözlem yapmayı tercih ederler. Japon kültüründe, genellikle çocukların daha pasif bir şekilde gözlem yapması ve büyüklerinden öğrenmesi beklenir. Bu gözlemler, prelinguistik becerilerle ilişkilidir çünkü çocuklar, ebeveynlerinin ses tonlarını, yüz ifadelerini ve beden dilini dikkatlice izler, ancak dilsel ifade daha sonra gelişir.

Prelinguistik Beceriler: Türkiye’deki Durum

Türkiye’de ise prelinguistik becerilerin gelişimi, kültürel bağlamda biraz farklılık gösterebiliyor. Aile yapısının güçlü olduğu bir toplumda, çocuklar genellikle aile üyeleriyle sürekli iletişim halindedir. Bu da çocukların erken yaşlarda sosyal beceriler ve dil gelişimi konusunda önemli bir avantaj sağlar. Türkiye’de anneler ve babalar çocuklarıyla genellikle göz teması kurarak, sesli ve neşeli bir şekilde konuşurlar. Çocuklar, bu etkileşimlerden önce sesli tepkiler vererek iletişime başlarlar.

Ancak, Türkiye’deki bazı bölgelerde, çocukların dil öğrenme süreçleri daha geç başlatılabiliyor. Bunun nedeni bazen eğitim eksiklikleri, kültürel farklar veya ebeveynlerin çocuklarına daha az zaman ayırması olabilir. Örneğin, kırsal kesimde yaşayan çocuklar, genellikle şehir merkezlerinde yaşayan çocuklara kıyasla dil becerilerini daha geç geliştirebiliyorlar. Bunun yanı sıra, çocukların daha az sosyal etkileşimde bulunmaları da bu süreci etkileyebiliyor.

Bununla birlikte, büyük şehirlerdeki çocuklar için de durum biraz farklı olabiliyor. Aileler, çocuklarının erken yaşta dil becerilerini geliştirebilmeleri için onları çeşitli etkinliklere ve kurslara yönlendirebiliyorlar. Çocuk gelişimi uzmanları, bu konuda ailelerin bilinçlenmesini sağlamak için çeşitli eğitimler ve seminerler düzenliyor. Özellikle İstanbul, Ankara gibi şehirlerde, çocukların dil gelişimini erken yaşlarda destekleyen çeşitli özel okullar ve kreşler bulunuyor.

Prelinguistik Beceriler ve Kültürel Farklılıklar

Prelinguistik beceriler, kültürler arası farklılıklarla şekilleniyor. Kimi toplumlar çocuklarına erken yaşta sosyal etkileşimde bulunmalarını teşvik ederken, bazı kültürlerde ise çocukların gözlem yaparak daha sessiz bir şekilde büyümeleri bekleniyor. Ancak, her iki durumda da çocukların dil öğrenme süreçlerinin temeli, prelinguistik becerilerle atılmaktadır.

Bursa’da, çevremdeki çocuklarla gözlemlediğim kadarıyla, aileler çocuklarıyla sık sık iletişim kurmaya özen gösteriyorlar. Özellikle anneler, çocuklarına sesli tepki vererek, onların dilsel becerilerinin gelişmesini sağlıyorlar. Bu da bir anlamda, çocukların daha hızlı bir şekilde dili öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç: Prelinguistik Becerilerin Önemine Dair

Prelinguistik beceriler, çocukların dil gelişimindeki temel taşları oluşturur. Hem küresel hem de yerel açıdan, her kültür bu becerilerin gelişimiyle ilgili farklı yaklaşımlar sergileyebilir. Ancak sonuçta, tüm kültürlerde bu beceriler, çocukların ileride daha karmaşık dilsel beceriler geliştirmelerinin temelini atar. Bu becerilerin erken yaşlarda desteklenmesi, çocukların sağlıklı bir dil gelişimi süreci geçirmelerine yardımcı olur.

Kültürlerden bağımsız olarak, bizler de aileler olarak çocuklarımıza daha fazla göz teması kurarak, onlarla daha fazla etkileşime girerek bu becerilerin gelişimine katkıda bulunabiliriz. Çünkü dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir insanın dünyaya bakışını şekillendiren önemli bir faktördür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betcibetexper.xyz